Ana SayfaKriptoTokenize hava türevleri iklim riskine karşı çözüm olabilir
Kripto

Tokenize hava türevleri iklim riskine karşı çözüm olabilir

CoinDesk Markets eş yönetici editörü Omkar Godbole, hava türevlerinin halka açık blokzincirlerde tokenleştirilmesinin çiftçiler ve küçük işletmeler için iklim riskinden korunmayı erişilebilir kılabileceğini savunuyor.

Tokenize hava türevleri iklim riskine karşı çözüm olabilir

Tokenize hava türevleri, iklim ve hava koşullarından doğan mali risklerin daha geniş kesimlerce yönetilmesini sağlayabilecek önemli bir blokzincir kullanım alanı olabilir. CoinDesk Markets ekibinin eş yönetici editörü Omkar Godbole’a göre, akıllı sözleşmelerle çalışan bu ürünler; ödemeleri doğrulanmış meteorolojik verilere göre otomatikleştirebilir, karşı taraf riskini azaltabilir ve bugün büyük kurumların ağırlıkta olduğu korunma piyasasını çiftçilerle küçük işletmelere açabilir.

Hava türevleri, önceden belirlenen iklim eşiğinin aşılması durumunda ödeme yapan finansal sözleşmelerden oluşuyor. Sıcak geçen bir kışın ısıtma talebini ve gelirlerini düşürmesine karşı bir enerji şirketi koruma satın alabilir. Havayolları fırtına kaynaklı uçuş iptallerinin maliyetine karşı pozisyon alabilir; Hindistan’daki bir çiftçi ise muson yağmurlarının yetersiz kalması riskini sınırlamayı hedefleyebilir.

Bu ihtiyaç giderek büyüyor. Kanada Başbakanı Mark Carney, 2021’de yayımlanan 600 sayfalık Value(s): Building a Better World for All kitabında, 1980’lerden itibaren kayda geçen hava olaylarına bağlı kayıp vakalarının üç katına çıktığını, enflasyondan arındırılmış zararların ise beş kat arttığını yazdı. Carney, bu eğilimin sürebileceğini ve küresel gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 20’sine karşılık gelen varlıkları tehdit edebileceğini değerlendirdi.

Tokenize hava türevleri neden gündemde?

Dünya Meteoroloji Örgütü tahminlerine göre, hava olaylarına bağlı afetlerin küresel ekonomik maliyeti yalnızca son on yılda 2 trilyon doları aştı. Buna rağmen mevcut hava türevleri piyasasının nominal büyüklüğü yaklaşık 25 milyar dolar seviyesinde kalıyor. Bu tutar, faiz veya kredi türevleri piyasalarıyla karşılaştırıldığında sınırlı olduğu gibi, son on yıldaki hava kaynaklı zararların yanında da oldukça küçük kalıyor.

Godbole, 2012-2014 döneminde Mumbai’de para birimleri ve emtia araştırma masasında çalışırken doğal gaz fiyatlarını takip ettiğini; bu fiyatların hava tahminlerinden ve ısıtma derece günleri (HDD) ile soğutma derece günlerine (CDD) dayalı opsiyonlardan etkilenebildiğini aktarıyor. Yazara göre bu sözleşmeler o dönemde de parçalı, aksayan ve az bilinen bir yapıdaydı; bu durum, nüfusun büyük bölümünü hava ve iklim risklerinin finansal sonuçlarına açık bırakıyordu.

Geleneksel piyasanın sorunu, sözleşmelerin çoğunlukla yerel riske özel tasarlanması ve kısa vadeli olması. Bu iki özellik ikincil piyasadaki işlemleri sınırlıyor. Piyasa; düşük standardizasyon, zayıf fiyat şeffaflığı ve yüksek karşı taraf riskiyle öne çıkıyor. Sözleşmelerin yaklaşık yüzde 40’ını enerji ve kamu hizmeti şirketleri oluştururken, tarımın payı yüzde 25 düzeyinde bulunuyor.

Bu yapı; küçük ölçekli çiftçileri, küçük lojistik işletmelerini ve iklim açısından kırılgan gelişen ekonomilerdeki mikro işletmeleri piyasanın dışında bırakıyor. Godbole’a göre mevcut sistem, Bloomberg terminali ve kurumsal bilançosu olmayanların izlemesi ya da kullanması zor, likiditesi düşük ve kapalı bir pazar niteliğinde.

Akıllı sözleşmeler ödemeleri otomatikleştirebilir

Tokenize hava türevleri yaklaşımında, doğrulanmış sıcaklık veya yağış verisi sözleşmedeki eşiği geçtiğinde akıllı sözleşme ödemeyi otomatik biçimde tetikleyebilir. Bu modelin manuel işlem süreçlerini, anlaşmazlıkları ve gecikmeleri azaltması; aynı zamanda karşı taraf riskini sınırlaması amaçlanıyor. Yağışa bağımlı bir ekonomideki çiftçi için, doğrulanmış yağış verisini okuyup ödeme yapan parametrik sigorta modeli, başarısız muson dönemine karşı daha erişilebilir bir koruma aracı haline gelebilir.

Carney, iklim politikalarının etkisini artırmak için finansal piyasaların bu politikalarla birlikte çalışması gerektiğini savunuyor. Ona göre doğru temeller kurulduğunda finans sistemi, gelecekteki risklerin daha iyi anlaşılmasını, yatırımcılar için daha sağlıklı fiyatlamayı, politika yapıcıların daha iyi kararlarını ve düşük karbonlu ekonomiye daha düzenli geçişi destekleyebilir.

Tokenizasyonun diğer potansiyel katkısı ise likidite ve erişim tarafında görülüyor. Hava riskinin daha küçük paylara bölünmesi, küçük tutarlı katılımı mümkün kılabilir. Bu ürünlerin kredi protokolleri, sigorta ürünleri ve getiri sağlayan araçlarla birleştirilebilmesi de kullanım alanını genişletebilir. Halka açık blokzincirde işlemlerin, pozisyonların ve mutabakatın görünür olması; fiyat oluşumunu zorlaştıran geçmişteki opaklığı azaltmayı hedefliyor.

Güvenilir veri için oracle sorunu

Modelin çalışması, zincire aktarılan meteorolojik verinin gerçek zamanlı ve değiştirilmesi zor biçimde güvenilir olmasına bağlı. Akıllı sözleşmelerin güvenebileceği dış veri akışını sağlama ihtiyacı, blokzincir dünyasında oracle sorunu olarak tanımlanıyor.

Bu alandaki erken girişimlerden birinde, Güney Kore’nin önde gelen hava durumu büyük veri platformu Kweather ile veri odaklı blokzincir ağı Flare, sıcaklık, yağış ve diğer iklim değişkenlerine ilişkin meteorolojik veri setlerini zincire taşımak üzere niyet mektubu imzaladı. İki taraf, merkeziyetsiz finans, parametrik sigorta ve iklim riski piyasalarına yönelik hava finansmanı ürünlerini mümkün kılmayı amaçlıyor. Ancak çalışma pilot aşamasında bulunuyor; niyet mektubu henüz faal bir ürün anlamına gelmiyor.

Godbole, tokenizasyonun iklim değişikliğini tek başına çözemeyeceğini, ancak iklim riskini yönetmek için kurulan ve yapısal eksikleri bulunan piyasayı iyileştirebileceğini savunuyor. Hava kaynaklı risklerin büyümeye devam ettiği ortamda, bu yaklaşımın blokzincirin gerçek dünyadaki en önemli kullanım örneklerinden biri olabileceği görüşünde.

Yorumlar (0)

Yorumlar moderasyondan sonra yayınlanır.

İlk yorumu sen yaz.